Duygular, Bedenler ve Kentler Atölyesi

Tarih: 11-17 Haziran 2018 (Köye geliş 10 Haziran, Köyden çıkış 17 Haziran 2018)

Amaç: Çeşitli disiplinlerin/alanların bir arada bulunduğu bir atmosferde düşünme-üretme-tartışma süreçlerini ortaklaştırmak.

Hedef kitle: 17 yaş ve üzeri, edebiyata, mimarlığa, sanata ilgi duyan bütün disiplinlerden/alanlardan katılımcılar.

Ücret: Yazokulunun ücreti, dört öğün yemek, konaklama, dersler ve her türlü temel ihtiyaçlar dahil koğuşlar için 945, çadırlar için 700 TL'dir. Geziler ücrete dahil değildir.

Kontenjan: 20 kişi

Koordinasyon: Doğa Çal (cal.doga@ymail.com), İlkyaz Portakalcıoğlu (ilkyazporto@gmail.com)

Sorularınız için: Aycan Şahin (aycansahin@nesinvakfi.org)

Başvuru: Başvuru formu için tıklayın. Başvurunuz ulaştığında, başvurunuzu aldığımıza dair bir onay mesajı göndereceğiz. Eğer üç dört gün içinde mesaj almamışsanız lütfen bir daha yazın, başvurunuz muhtemelen elimize geçmemiştir. Katılımcılardan kendilerini (ve eğer varsa yaptıkları çalışmaları) anlattıkları özgeçmişle birlikte programa neden katılmak istedikleriyle ilgili (kendilerini ifade etmek istedikleri kadar, alt ve üst kelime sınırı olmayan) bir yazıyı başvuru formuna yazmaları beklenmektedir.

Kayıt: Belli aralıklarla başvurular değerlendirilir ve sonuçları e-postayla iletilir. Ödeme ve kayıtla ilgili tüm işlemler başvurunuz kabul edildikten sonra yapılacaktır.

Atölyeler için hazırlık:

1'inci atölye: Ulus Baker, Yüzeybilim Fragmanlar, “Oluş-düşünce: Kadın-oluş, Hayvan-oluş, Azınlık-oluş veya Minör-edebiyat,” İstanbul: Birikim Yayınları, 2009. Julia Kristeva, Korkunun Güçleri: İğrençlik Üzerine Deneme, çev. Nilgün Tutal, İstanbul: Ayrıntı Yayınları, 2009, ss. 1-90. Valerie Solanas, Erkek Doğrama Cemiyeti Manifestosu, çev. Ayşe Düzkan, İstanbul: Sel Yayıncılık, 2002.

2'nci atölye: Görünmez Kentler, ardından Bir Kış Gecesi Eğer Bir Yolcu ve üçlemenin son cildi olan Kesişen Yazgılar Şatosu. Ayrıca, özellikle: Kitaplarımdan Birini Nasıl Yazdım? (Tümü Italo Calvino)

Atölyeler
1.Beden, Fark,Cins/iyet
2.POMİ
3.Minör Sanat

1. Beden, Fark, Cins/iyet
Eğitmeler:
Emre Koyuncu:
Emre Koyuncu doktora derecesini 2014 yılında Purdue University’den aldı. Yayınları başta hayvan çalışmaları olmak üzere çeşitli yönleriyle Foucault, Deleuze ve Spinoza düşüncesine yoğunlaşır. Gilles Deleuze’ün Foucault ve Fark ve Tekrar kitaplarını P. Burcu Yalım ile birlikte Türkçeye çevirmiştir. Halen Orta Doğu Teknik Üniversitesi Felsefe Bölümü’nde yarı-zamanlı öğretim görevlisi olarak çalışmaktadır.

Fulden İbrahimhakkıoğlu: ODTÜ Felsefe Bölümü öğretim üyesidir. Lisansını Koç Üniversitesi’nde Psikoloji ve Felsefe bölümlerinde tamamladıktan sonra yüksek lisans ve doktora derecelerini Oregon Üniversitesi Felsefe Bölümü’nden almıştır. Bu süre zarfında yine Oregon Üniversitesi’nde Felsefe ve Kadın ve Toplumsal Cinsiyet Çalışmaları bölümlerinde ve ardından Koç Üniversitesi İnsani Bilimler ve Edebiyat Fakültesi’nde dersler vermiştir. Çalışmalarının odağını siyaset felsefesi, beden ve duygulanım felsefesi, feminist ve kuir felsefe gibi konular oluşturur. Akademik çalışmalarının yanı sıra İstanbul merkezli bir feminist punk kolektifini yönetir, bir punk grubunun vokalist/gitaristidir ve şiirle uğraşır.

Atölye bilgisi: Bu atölye, beden ve farkın sanatta çeşitli kurgulanış biçimlerine ve bu kurgulanış biçimlerinden çıkan estetik-politik olanaklara odaklanmaktadır. Sanatın beden ve fark ile olan ilişkisini insan-hayvan, kültür-doğa, erkek-kadın gibi ayrımların çizildiği, karmaşıklaştığı, silikleştiği, kırılganlaştığı ve akışkanlaştırıldığı açınsamalarda görünür kılınan kavramlar üzerinden inceleyeceğiz: oluş, abjeksiyon, ironi, dişil yazın… Gilles Deleuze, Francis Bacon’un tablolarına ilişkin yorumlarında Bacon’ın tuvalinde yaptığı temizliğe vurgu yapıyor, bir organizma olarak düzenlenmiş bedenin altında yatan, onu önceleyen, onu koşullandıran çizgileri, yeğinlikleri, akışları yüzeye çıkardığını söylüyordu. Burası Deleuze’e göre insan ile hayvanın, surat ile kellenin ayırt edilemediği bir bölgedir. Atölyede sanatın bu bölge ile olan ilişkisine Julia Kristeva’nın abjeksiyon kavramı perspektifinden bakacağız. Bu şekilde feminist sinema, şiir ve manifestal denemelerde sanat-kimlik ilişkisinin bir temsil sorunu ile sınırlı kalamayacağını, aksine bu ilişkinin daha radikal bir yaratı anlayışı, yeni bir dünya kurgusu üzerinden ilerlediğini vurgulayacağız. Aynı bağlamda Valerie Solanas’ın ironi kullanımını, Deleuze’ün sadizm ve mazoşizmle bağıntılı olarak tanımladığı ironi-parodi taktiklerini, Audre Lorde ve Gloria Anzaldua’nın eserlerinde sanatın dönüştürücü gücünü irdeleyeceğiz. Son olarak, bu kurgulanan dünyaların içine girip Cixous’nun “dişil yazın” kavrayışının olanaklı kıldığı ilişkisellik biçimlerine ve iktidar ilişkilerine odaklanacağız.

Program:
1. Gün: Algılam ve Duygulam: Estetik Yargıları Üreten Özne Kimdir?
2. Gün: İğrenç Olanın Büyülü Dünyası
3. Gün: İroni ve Parodi: Kanun Önünde Sade ve Masoch
4. Gün: Farkın Yaratısı Atölye Çalışması
5. Gün: Dişil Yazın, Öteki Şiir

2. POMİ: Potansiyel Mimarlık İşliği “Görünmez Kentler”
Eğitmenler:
Doç. Dr. Levent Şentürk:
1974, Eskişehir doğumlu mimar, akademisyen, deneme yazarı, araştırmacı. İlk ve ortaöğretimini Eskişehirde tamamladı; Osmangazi Üniversitesi Mimarlık Bölümü mezunudur. Çalışmalarını 1999 yılından itibaren Eskişehirde mimarlık yaparak sürdürdü. 2003'de MSGSÜ'de yüksek lisansını, 2007'de YTÜ'de doktorasını tamamladı. 2010'da ESOGÜ Mimarlık Bölümünde Mimarlık Tarihi ve Kuramı Anabilim Dalında öğretim üyesi oldu. Mardin Artuklu Üniversitesi Mimarlık Bölümü’nde Yrdç Doç Dr. ünvanıyla öğretim üyesi ve dekan yardımcısı olarak görev yaptı. Şentürk'ün ilk denemesi ''Binanın Eşkaline Dair'', 1997'de Mimarlık dergisinde, ilk öyküsü kitap-lık dergisinde çıktı. Diğer yazı ve şiirlerini Arredamento Mimarlık, kitap-lık, Betonart, KaosGL, Kırtıpil, Mesele ve Ludingirra dergilerinde yayımladı ve yayımlıyor…

Özlem Gök Tokgöz: 1989, Antalya. 2013 yılında Osmangazi Mimarlık bölümünden mezun oldum. Anadolu Üniversitesinde mimari akustik üzerine yüksek lisans eğitimime, POMI Atölyesinde Levent Şentürk  ile atölye yürütücülüğüne ve serbest mimarlık  yapmaya devam ediyorum. İşitsel peyzaj, kent kimliği , ses kimliği ve ses tasarımları üzerine çalışmalarıma da devam ediyorum.

Atölye bilgisi:
Pomi’yi, oulipo’nun mimari karşılığı gibi ortaya koymak ve formüle etmek ilhamını 2002’de Le Lionnais’den aldım. Potansiyel-‘x’-atölyesi (ou-‘x’-po) adıyla, sadece edebiyat alanının değil, olası tüm alanların benzer kaygılarla ele alınabileceğini 1960’ların başlarında ortaya koyan oydu. Matematik, deneycilik, alaycılık, kısıt altında üretim, bu alternatif bakışı mümkün kılan anahtar kelimelerden başlıcalarıdır. O halde neden mimarlıkta da bir ou-arch-po mümkün olmasın?

Pomi 2002’den beri, on beş yıldan uzun süredir Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Mimarlık Bölümünde bir mimari proje stüdyo dersi olarak sürüyor. Bu süre içinde kitaplar ve sergiler, bienallere katıldık. Genelde 10-15 kişilik öğrenci gruplarıyla emek ve zihin yoğunluğu yüksek bir sömestr geçiririz. (bkz: https://ogu.academia.edu/LeventŞentürk)

Calvino’nun Görünmez Kentler’inin kavramsal, mekânsal yanıyla yüzleşmek için ilk yapılacak iş, likantropinin alanına girer gibi, ışığa çıkarmaya yönelik araçlarımızı geride bırakmak: Gece yaratıklarının dünyasına projektörlerle girer yahut vampirleri güneş ışığı altında incelemek isterseniz, tek elde edeceğiniz toz ve küldür.

Kitapta 11 tema vardır, her tema 5’e kez tekrar eder; 55 kent için 11 tema: (Kentler ve) Anı, Arzu, Göstergeler, İnce Kentler, Takas, Gözler, Ad, Ölüler, Gökyüzü, Sürekli Kentler, Gizli Kentler. Calvino, beşli kent betimleri boyunca, temaları tekrar ettirirken, yeni bir temanın belirmesini sağlayan incelikli bir ritmik kurgu ortaya koyar. Böylece okur kimi kere bir şeylerin tekrar ettiği duygusuna kapılsa da, altta işleyen satrançvarî mekanizmayı takip edemeden metnin gizemli labirentlerinde kaybolmayı sürdürür. Aynı temanın kentlerinin birbiriyle ilişkili olup olmadığı üzerine (anlatıma bağlı) teoriler çıkmaza sürükler. 

Görünmez Kentler’in mimarlık eğitiminde “kullanılma” ve tüketilme şeklini sorgulamaya dönük bu çalışma, kusurları olabildiğince azaltılmış haliyle, oyuncularını beklemekte. Bir kitaptan yola çıkıp bir kart sistemine ve bir kutu oyununa ulaşmak, en azından oulipocuları sevindirebilirdi sanırım. Edebiyat alanında daha nice eser, zanaatkârca bir emek sonucunda, oyuncul niteliği ön plana çıkarılsın diye bekliyor.

Program:
1. Gün: Pomi’nin tanıtılması, 2002-2018 aralığındaki üretimler.
2. Gün: Italo Calvino’nun eserleri ve Görünmez Kentler kitabı üzerine.
3. Gün: Görünmez Kentler oyunu, mimarlık ve edebiyat arasında.
4. Gün: Görünmez Kentler oyun atölyesi, ilk üretimler.
5. Gün: Görünmez Kentler oyun atölyesi, üretim ve tartışmalar.
6. Gün: Görünmez Kentler oyun atölyesi, sonuç ve değerlendirme.

3. Minör Sanat
Eğitmen:

Onur Eylül Kara: 1985’te Zonguldak’ta doğduğum söyleniyor, hatırlamıyorum. 2003’te ODTÜ Siyaset Bilimi’ne geldim, o günden beri buradayım, sevdim çünkü. Doktora tezimi “minör siyaset” üzerine yazdım. Güzel oldu. Okuyorum, yazıyorum, konuşuyorum, çeviri yapıyorum, her şey üzerine bol bol düşünüyorum. Bir de “Şimdilik” isminde bir oluşumumuz var. Orada gönüllü çalışıyorum. İnternetten bakabilirsiniz, seversiniz. Geçenlerde şehrin kalabalık sokaklarında kol kola yürüyen iki kişi gördüm. Biri kördü, elinde bastonu vardı. Diğeri onun arkadaşı, aynı zamanda rehberlik ediyordu. Önlerinden geçen biri, kör olan kişiye çarptı. O vakit, kör olan kişinin yanındaki arkadaş sinirlendi ve söylendi: “Kör müsün yahu?” Bunu duyan kör, “öyle demeseydin keşke” dedi. Bunun üzerine arkadaşı açıklama yaptı: “Ama ben bakar kör demek istedim.” Sonra hayat devam etti, ediyor.

Atölye bilgisi:  Sanatta ya da hayatta “minör” olmak ne demek? Hiçbir zaman avangard olmayacak, dolayısıyla bir vakit sonra canonlaşmayacak, bilakis hep varyasyonlar halinde biteviye akış ve oluşlara açılacak bir kendilik ve başkalık üretiminin imkânları nerededir? Minör yaratımın güçleri nelerdir? Bunları sanata nasıl getirebiliriz? “Doğal hal” ile “sivil hal” arasındaki, ama ikisini birbirine zıtlaştırmayan, yakınlaştıran bir mesafeye sanatı yerleştirsek ne olur? Orada birbirimize yakınlaşmanın imkânları var mıdır? Bu araştırmalar bizi sanat, etik ve siyaset ilişkisine götürse, ne yaparız? Tam bu noktada, sanata dair duygulanışlarımızda bize “minör” oluşları getirecek olanın, temsil mi, bilinçdışı mı yoksa gerçek mi gerçeğin saptırılması mı olduğunu hep birlikte arasak acaba nelerle karşılaşırız? “Küfür”, “argo”, “taciz” gibi pratiklerle yeni bir dil ve üslubu, ışık görmemiş yerlerde birlikte arayabilme cesareti gösterebilir miyiz? Sınırları ihlal etmek yerine sınırları aşmayı denesek, hangi sınırla karşılaşırız? Nihayet “duygular” meselesini, eros, philia ve agape gibi çeşitli sevmeler üzerinden felsefe etmek değil de hayat etmek, nasıl bir deneyim olurdu? Bu atölyede, bu sorular üzerine düşüneceğiz, tartışacağız, üretmeye çalışacağız. Sanatta “minör” olanı eylemek üzerine düşünsel ve/veya pratik çalışmalar yapacağız.

Program:
1. Ders: Tanışma
2. Ders: Atölye: Sanat Ne Üretir?
3. Ders: Atölye: Özgürlüğü Tatmak / Sınırları Keşfetmek
4. Ders: Seminer: Minör Sanat
5. Ders: Atölye: Yaratımın Güçleri
6. Ders: Atölye: Sanat, Etik ve Siyaset İlişkisi
7. Ders: Atölye: Minör Oluşlar
8. Ders: Seminer: Temsil Meselesi / Eleştirisi
9. Ders: Atölye: Duygular / Etkiler / Etkilenişler
10 .Ders: Atölye: Minör Sanat Üretme Denemeleri I
11 .Ders: Atölye: Minör Sanat Üretme Denemeleri II
12 .Ders: Atölye: Minör Sanat Üretme Denemeleri III

 

Saat/Gün 11.06.2018 12.06.2018 13.06.2018 14.06.2018 TATİL 15.06.2018 16.06.2018 17.06.2018
07:00-08:00 Kahvaltı Kahvaltı Kahvaltı Kahvaltı Kahvaltı Kahvaltı Kahvaltı
08:45-09:45 EK&Fİ OEK EK&Fİ   LŞ&ÖG EK&Fİ  
10:00-11:00 EK&Fİ OEK EK&Fİ   LŞ&ÖG EK&Fİ
11:00-12:00 EK&Fİ OEK EK&Fİ   LŞ&ÖG EK&Fİ
12:00-13:00 Öğle Yemeği  Öğle Yemeği  Öğle Yemeği  Öğle Yemeği Öğle Yemeği  Öğle Yemeği  Öğle Yemeği
13:00-15:00 Görevler Görevler Görevler   Görevler Görevler Köy'den ayrılış
15:00-17:00 LŞ&ÖG LŞ&ÖG OEK   OEK OEK
17:00-19:00 LŞ&ÖG LŞ&ÖG OEK   OEK OEK
19:00-20:00 LŞ&ÖG EK&Fİ LŞ&ÖG   EK&Fİ  LŞ&ÖG
20:00-21:00 Akşam Yemeği Akşam Yemeği Akşam Yemeği Akşam Yemeği Akşam Yemeği Akşam Yemeği
21:00-23:00 OEK: Film Gösterimi 1 EK&Fİ: Film Gösterimi 1 EK&Fİ: Film Gösterimi 2 OEK: Film Gösterimi 2 EK&Fİ: Film Gösterimi 3